Her Yaşta Dondurma!
........................................................................................................................................................
 
Görüşlerine başvurulan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Günter Hafız, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Yurdumuzda, halk arasında dondurmanın üst solunum yolu enfeksiyonuna yol açtığı ve kişinin yaşı küçük ise ya da hava soğuk ise boğaz enfeksiyonun nerede ise kaçınılmaz olduğu yönünde yaygın bir yanlış inanış mevcuttur. Bu durumu, yılın büyük bir kısmı güneşli geçen yurdumuzdaki kişi başına dondurma tüketiminin, yılın altı ayı kış olan İsveç’ten bile hemen hemen her ekonomik seviyedeki guruplarda 15 katından daha az olmasından anlamak mümkündür. Oysa soğuk sıvı ya da yiyecek tüketimi ile üst solunum yolu enfeksiyonu arasında kanıtlanmış hiçbir ilişki mevcut değildir. Aşırı soğuk içecek ve yiyeceklerin ağızda hiç bekletilmeksizin boğaza yönlendirilmesinin yöredeki damarlarda geçici daralmaya yol açıp direnç mekanizmasını bozma ve enfeksiyona uygun bir ortam hazırlayarak, bu duruma meyili olan kişilerde hastalığa yol açması, konu ile ilgili hiçbir “kanıta dayalı” yayın olmamasına rağmen mümkündür. Ancak, yalanarak ya da küçük miktarlarda alındıktan sonra ağızda tutularak yenilecek hijyenik şartlarda hazırlanmış dondurmanın boğaz enfeksiyonuna yol açması için hiç bir sebep yoktur.”
 
Konuyla ilgili görüşüne başvurulan Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Dyt. Emel Özer ise şu yorumda bulundu: “Vücuttaki kalsiyum depomuzu eksiltmeyecek miktarlardaki kalsiyum ihtiyacımızı süt, yoğurt, dondurma ve peynir gibi yiyeceklerden karşılamamız gerekmektedir. Kemik yenilenen ve yıpranan bir kitledir. Kemiğin 1–9 yaş arasındaki yenilenme hızı yetişkinlerden fazladır, bu dönemde kalsiyuma olan gereksinimin karşılanması ve kemiklerde yeterli kalsiyum deposunun oluşturulması, kemik-diş oluşumu, yenilenmesi ve dayanıklılığı için gereklidir. Yaşamın bu döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması ve bu bilincin oluşturulması başta kemik gelişimi olmak üzere sağlıklı yaşam için de temeldir.” Emel Özer, yaşlanma ile birlikte kadınlarda ve erkeklerde kemik kitlesinde kayıplar olduğunu, osteoperozun diğer bir ifade ile kemik erimesinin menopoz sonrası kadınlarda sıklıkla görülen bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Sigara içme, alkol kullanma, hareketsiz yaşam ve özellikle de kalsiyumdan yetersiz beslenmenin bu riski artırdığına dikkat çeken uzman, osteoperozlu kadınların kalsiyum içeren besinleri yetersiz tükettiklerinin bilimsel olarak saptandığının da altını çizdi ve ekledi: “Osteoperozdan korunmak için bebeklikten itibaren her dönemde vücudun ihtiyacı olan kalsiyumun süt, yoğurt, dondurma ve peynir gibi yiyeceklerden karşılanması gerekmektedir.”
 
Emel Özer, belli yaş aralıkları için günlük olarak alınması gereken kalsiyum miktarlarının şu şekilde olmasını öneriyor:
 
1 – 3 yaş arası için: 500 mg
4 – 8 yaş arası için: 800 mg
9 – 18 yaş arası için: 1300 mg
19 – 50 yaş arası için: 1000 mg
 
Çeşitli yiyeceklerin kalsiyum, protein ve enerji değerleri
 
Yiyecek Adı Ölçü Miktar
(gram)
Kalsiyum
(miligram)
Protein
(gram)
Enerji
(kilo kalori)
İnek sütü (kutu) 1 su bardağı 250 ml 288 7,9 154
Yoğurt 1 su bardağı 250 g 312 7,9 157
Beyaz Peynir 1 kibrit kutusu 30 g 75 4 122
Max Çilek 1 adet 52 g 52,8 1.7 158,6
Max Vanilya 1 adet 52 g 53,1 1.7 155,5
Max Minimilk 1 adet 27 g 24,2 0.7 39
 
Not: Max Milkwich’ teki kalsiyum günlük ihtiyacının %15’ ini karşılıyor.
 
Tabloda da görüldüğü gibi dondurma, kalsiyum, protein içeriği ve sağladığı enerji ile başta büyüme ve gelişme çağı olmak üzere her yaştan kişinin değişen fizyolojik şartlarında yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarına ekleyebilecekleri bir besindir. Lezzet yönünden sevilen bir besinin tüketilmesi yaşam kalitesinin yükselmesinde ve insanların hayattan daha çok zevk almasında da etkilidir. Dondurma, annelere kalsiyum içeren bir besin çeşidi ve çocuklarının severek tüketebilecekleri bir ara öğün alternatifi olarak sunulabilir. Çocuğun beslenme alışkanlıkları ve yeme düzeni, tüketim isteği, ailenin çocuk sayısı ve ekonomik koşulları göz önünde bulundurularak çok çeşitli seçenekler değerlendirilebilir.
 
İlkokul çağına gelen çocuklar artık eskisinden daha fazla ev dışında beslenmeye başlar. Bu noktada annelerin, çocuklarını beslenme konusunda bilinçlendirmesi gerekir. Çocukların gün boyu kaç kez beslenmeleri gerekir, hangi besinler, hangi besin öğelerini içerir ve bu besin öğeleri neden gereklidir gibi konularda en temel anlamda öncellikle anneler bilinçlenmeli ve çocuklarının beslenmesinde bu konuları göz önünde bulundurmalılar. Anneler, çocuklarını beslenme konusunda ne kadar bilgilendirir ve yönlendirirse, çocuklarının o kadar sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı kazanmasını sağlar ve ileriki yaşlardaki sağlık durumunu o kadar iyi yönde etkileyebilirler.
 
 
 
 Ana Sayfa
 İletişim